TURKUVAZ SESLİ KRALİÇE: FAİRUZ NOUHAD HADDAD

Yazar: Nihal BAYRAK

Lübnan’ın turkuvaz sesi, Ortadoğu’nun sabahları ve Baalbek’in yedinci sütunu Feyruz … Sahnede hep durgun, mağrur, tutkulu ve sakin; seyircilerinin gözlerine bakarak melodi eşliğinde bambaşka zamanlardan seslenir gibiydi. Neredeyse hiç hareket etmeden, gülümsemeden yalnızca sesiyle sahneyi doldurarak şarkılarını söylüyordu. “Feyruz Doğu Akdeniz’in sesidir. Lübnan’ın sedir ağacı, Antakya’nın defnesidir. Hepimizde bir Feyruz şarkılarıyla duygulanma geni var!”

FEYRUZ KİMDİR?

Feyruz, asıl adıyla Nouhad Haddad, Lübnanlı şarkıcı. Mardinli Wadi Haddad ile Lübnanlı Süryani-Maruni Liza Alboustani’nin ilk kızı olarak 21 Kasım 1935’te Jabal Alarz’da doğdu. Süryani Ortodoks Hristiyanlardan olan ailesinin hikayesi Mardin’den Beyrut’a uzanıyor. 

Feyruz’un Keşfi

Feyruz henüz küçük bir çocukken, olağan dışı sesi ile okulda dikkat çekti. Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda kendisini gösterdi. Okul müsamerelerinde şarkı söylüyordu.  Lübnan Konservatuvarı öğretmeni ve aynı zamanda ünlü bir müzisyen olan Mohammed Fleyfel 1950 yılında Feyruz’un şarkı söylediği okul şovlarından birine katıldı. Sesi ve performansından etkilenen Fleyfel, Feyruz’un konsevatuar hayatının başlamasında etkili oldu. Feyruz konservatuar eğitiminde o dönemin en ünlü Mısırlı şarkıcıları Leila Mourad ve Asmahan’ın şarkılarını yeniden yorumlayarak müzik tarzını geliştiriyor.

Feyruz keşfedilmeye devam ediyordu. Bu kez Lübnan Radyo İstasyonu ve müzisyen ve ünlü Lübnanlı şarkıcı Majida Roumi’nin babası ola Halim el Roumi’nin dikkatini çekti. Roumi Fairouz’un Arap ezgilerinin yanında Batı notalarını da rahatça söyleyebildiğini fark etti. Mezo renk kadife sesiyle sahne duruşu bütünleşerek kendine has tarzını yaratıyordu. Halim el Roumi Yakın Doğu’da radyo şefi olarak Feyruz’u Beyrut’taki radyo istasyonu korosuna şarkıcı olarak atadı ve onun müziğini bestelemeye başladı. Bu dönemde Nouhad olan gerçek adı firuze, cevher, mücevher ve turkuvaz anlamına gelen Arapça bir kelime olan “Feyruz” olarak değiştirildi. Roumi aynı zamanda onun sahne adının yaratıcısıydı.

Dönüm Noktası

Kısa bir süre sonra, Feyruz, radyoda müzisyen olarak çalışan Assi ve Mansour Rahbani kardeşler ile tanıştı. Böylelikle yıllarca sürecek bir işbirliği başlamış oldu. Feyruz 1955 yılında Assi Rahbani ile evlenir ve bu evlilikten 4 çocukları olur. Tarih ve Lübnan coğrafyası Rahbani kardeşlerin eserlerinde sıklıkla rastlanan unsurlardır. Lübnan köyü özellikle ulusun kaynağı olarak resmedilmektedir. Kozmopolit kimliği, yaşam biçimi, folkloru, dans ve müziği bu anlamda eşsiz bir kaynak vazifesi görmektedir (TURAN, 2011). Fairouz Assi ve Mansour Rahbani kardeşler ile yaptığı iş ortaklığından kısa süre sonra Arap müzik sahnesinin  en önemli şarkıcılarından biri oldu. İlk büyük konserini 1957 yılında, dönemin Lübnan başkanı Camille Chamoun tarafından düzenlenen Uluslararası Baalbeck Festivali’nde, İngiliz balerin Beryl Goldwyn ve balet Rambert ile beraber verdi.

Rahbani kardeşler ve Feyruz ortaklığından yüzlerce ünlü şarkı, operattalar çıktı. Feyruz birçok müzikalde sahne aldı. Tüm bunların dışında sinema sektörüne de giriş yapan Feyruz, Yusuf Şahin’in Bayya’ al-Khawatim, Henry Barakat’ın Safar Barlik ve Bint al-Haris filmlerinde rol aldı.

1969’da, Cezayir Başkanı Houari Boumedienne huzurunda özel konsere çıkmayı reddettiği için altı ay boyunca Lübnan radyo istasyonlarında Feyruz şarkıları boykot edildi ve yayınlanmadı. Radyo boykotu Fairouz’un halk arasındaki popülaritesini daha da çok arttırdı.  Devlet büyüklerinin önünde özel konser vermeyi her zaman reddetti. Sanatını yalnızca halka sergiledi.

Yeni Bir Dönem

1960’lar Feyruz’un yıldızlaştığı dönem oldu. Repertuvarının büyük kısmı Rahbani kardeşlerin kendisi için bestelediği, Batı müziği çalgıları ve orkestrasyonuyla belirginleşti. Müziğiyle yerel dokuyu ve modern ezgileri sentezledi evrensel bir tınıyı yakaladı.  Tarih, folklor ve köklü bir anavatan imgesinin mekanı olarak Lübnan, Rahbani Kardeşler ve Feyruz ortaklığının film sektöründeki ürünlerinde de değişmez bir tema haline geldi. Makamsal müziğin yanında Batının minör ve majör gamları müziklerinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Orkestra düzenlemeleri geleneksel Arap uygulamasının yanında çok sesli tınılara açık ve zengindir. (Turan,2011). Arap müziğindeki baskın Mısır kültüne yeni bir ses getiren Feyruz-Rahbani ortaklığı Lübnan üslubunu tesis etmiş, bu süreç Arap müzik geleneği içinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak adlandırılmıştır.

Mazlumun Sesi

1960’lı yıllar Feyruz’un Lübnan’da hatta Arap yarımadasındaki yükselişiyle birlikte Lübnan için sancılı bir süreci de beraberinde getirdi. 1967 yılında başlaya Arap-İsrail savaşı, Arap coğrafyasını kasıp kavurdu. Batı Şeria ve Gazze’nin İsrail tarafından işgal edilmesi sonucu sayıları yüzbinleri bulan Filistinli mültecinin Lübnan’a göç etti.

Mülteci göçü sonrası 1968’de Lübnan ve İsrail arasında ilk sınır çatışmaları yaşanır. Arap coğrafyasında gerilim tırmanırken iç savaş patlak verir. Arap-İsrail Savaşı’nın ardından Doğu Kudüs’ün kaybının yarattığı siyasal ve toplumsal kriz Feyruz’un müziğinde de yansımalarını gösterdi. Filistin’in sesi oldu. O sahnede yalnızca müziğini değil toplumsal duruşunu da sergiliyordu.

İç savaş boyunca Feyruz, savaş karşıtı bir tutum aldı. Savaş yıllarında Lübnan’da sahneye çıkmayı reddetti. “Ülkesini sesinden mahrum bırakarak cezalandırdı”. Dünyanın dört bir yanında verdiği konserlerde anayurdunda yaşanan trajediye dikkat çekti. Savaş yılları verdiği konserlerin kapanış şarkısı  Bhebbak ya Lubnan – Lübnan Seni seviyorum oldu.

Feyruz- Zahrat Almadaen (Çiçeklerin Şehri)
Filistin (Kudüs) için okuduğu şarkı

Küslüğün Bitişi

“…Sonra kül devri geldi… Haydutların, kan dökücülerin devri. Asalakların, anarşistlerin devri. Çılgınlığın ve çılgınların devri. Kuşların gökyüzüne, bulutun yağmura, denizin balıklara, elmanın sağ yanağının sol yanağına, üst dudağın alt dudağa, Feyruz’un sesinin Feyruz’a karşıt olduğu devir geldi.”

Lübnan’da iç savaş tam 16 yıl sürdü ve bu on altı yıl boyunca Feyruz kanlı bir iç savaşın yerle bir ettiği bir ülkede yaşamaya devam etti, ülkesini terk etmedi. 16 yıl boyunca Beyrut’ta hiçbir konserde sahne almadı. Savaşın sona erdiğinde ilk defa Eylül 1994’te Şehitler Meydanı’nda sahneye çıktı. Canlı yayınlanan ve milyonları ekrana kilitleyen konserde Feyruz müziğiyle savaşın bitişini müjdeledi.

Feyruz- Seni Seviyorum Lübnan
Lübnan iç savaşı için okuduğu şarkı

Feyruz’un toplumsal olaylar karşısındaki duruşu onu sahneye çıktığında hoş bir ses olmanın ötesine taşıdı. “O Lübnanlıların ve Arapların gözünde Hristiyan bir kadın şarkıcı olmanın çok ötesinde Arap dili ve kültürünün taşıyıcısı olan ulusal bir sembol haline dönüşmüş durumdadır. Yalnızca Hıristiyanların gözünde değil tüm Arap dünyasında büyük bir saygınlık kazanmış olması, savaş içinde takındığı tavır, son derece kırılgan bir politik kültür ortamında müziği ve duruşuyla ayakta kalabilmesi, tüm kimliklerin ötesinde bir ortak kimliği temsil ettiğini göstermektedir.” Gerek sanatçı kimliği gerekse kırılgan bir siyaset ortamında sergilediği duruş, halk arasında ona bir tür siyasetüstü konum ve hatta dokunulmazlık sağladı. Savaşın psikolojik travmasını yaşayan halkı için onun müziği terapi oldu.

Feyruz, 2011’den beri sahneye çıkmıyor ve inzivada yaşıyor. Onu son bir kez sahnede izlemek için artık geç olsa da eşsiz müziğini dinleyip büyüsünün bir parçası olmak için hala vaktimiz var.

Kaynakça

İlginizi çekebilecekler

Bir yorum bırak

* Bu formu kullaranak, internet sitemize sağlamış olduğunuz datanın (örn. mail adresi) tarafımızca saklanmasını kabul etmiş oluyorsunuz.

İnternet sitemizden en verimli şekilde faydalanabilmeniz için "ÇEREZ" kullanıyoruz. Toplanan verilerle ilgili düzenlemelere internet sitemizde yer alan Gizlilik Politikasından ulaşabilirsiniz. Kabul et. Detaylar