
Kuyuda Direnmenin Zorluğu
108 gün boyunca bir koltuk boş kaldı. O koltuk, susturulmuş bir sessizliğin değil, devam eden bir direnişin sembolüydü. Her sabah aynı koltuk, aynı ışık, aynı kamera açısı. Fakat orada eksik olan bir beden değil, eksik bırakılmak istenen bir fikir özgürlüğüydü. Fatih Altaylı, 20 Haziran 2025’te YouTube kanalındaki bir yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik eleştirileri nedeniyle hakkında başlatılan soruşturmanın ardından gözaltına alındı. Savcılık, yayının 26:53 ile 29:42 dakikaları arasındaki sözleri “Cumhurbaşkanına tehdit” olarak değerlendirdi ve 22 Haziran’da İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilen Altaylı, nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanarak Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne gönderildi. Suçlama kısa, etkisi uzun bir cümleydi: “Cumhurbaşkanını tehdit.” Oysa herkes biliyordu ki, o sözler bir tehdidin değil, bir gazetecinin düşünme hakkının ifadesiydi.
Devamını oku






